Şura’dan Aile ile İlgili Notlar

Milli Kültür Şurası Aile Komisyonu notları…

3. Milli Kültür Şûrası 2-5 Mart tarihlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılımıyla yapıldı. Türkiye’nin kültür politikalarına yön verilmesi amacıyla toplanan Şûra’nın ilki 1982’de, ikincisi de 1989’da gerçekleştirilmişti. 3. Şûra’nın 28 yıl aradan sonra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın girişimiyle tekrar toplanması oldukça önemli. Zira AK Parti iktidarının kendisini “en az başarılı” hissettiği alanlardan birisi eğitim ise diğeri de kültür.

Kültür diplomasisinden aile ve çocuğa kadar geniş bir alanı kapsayan Şûra’da, 17 komisyonda ülkemizin “yeni kültür hedeflerini” belirleyecek müzakereler yapılıyor. Şura’nın açılış konuşmasında Erdoğan, dünyanın kültürel “tekdüzeleşme ve sığlaşma” tehdidi altında olduğunu söyledi. Bu tehdidin ancak “yerli ve milli olana” referans veren bir hamleyle fırsata çevrilebileceğini vurguladı.
Kültürel İktidar çok daha zor… Erdoğan’ın konuşmasındaki en çarpıcı mesaj bence “siyasal iktidarın sandıklarda elde edilebildiğini ancak kültürel iktidarın” çok daha büyük bir hamle gerektirdiğini söylemesiydi. Bu mesaj siyasal iktidara, toplumsal kesimlere ve elitlerine asıl “muktedir olma” alanı olarak kültürü gösteriyor.

Beklediğimden daha yoğun bir katılım ve ilgi gösterilen şuranın ilk gün açılış konuşmaları ve paneller sonrasında komisyon çalışmaları ile tamamlandı. Komisyonlardan benim ilgi alanıma giren Aile komisyonu toplantılarına katıldım. Prof.Dr. Sefa Saygılı nın başkanlığında çok güzel, kaliteli, önemli bildirilerin sunulduğu toplantı katılımcı ve verimli idi. Çok sayıda katılımcının izlediği komisyon çalışmalarında izleyicilerin soru ve katkıları da alındı. Bu komisyonun bazı konuşmalarından aldığım notları paylaşıyorum.

M.Akif Aydın….Çalışan Kadın değil Annelik idealize edilmeli.

Anadolu ve Rumeli ailesinde boşanma azdır. İslam kültürünün Anadolu ve Rumeli de uygulaması çok önemli. Boşanma oranı çok az. % 5 . Aynı şekilde 2. Eş de çok az. Yüzde 5 civarında..  Cumhuriyet döneminde aile hukuku kanunlarının alındığı İsviçre kanunları da Katolik esaslı olduğu için 1980 li yıllara kadar boşanma çok azdı bizim toplumda . boşanma oranı 16 evlilikte birdi.(%6,5) Günümüzde bu oran 6 evlilikte 1 e hatta 5 evlilik den biri boşanmayla sonuçlanıyor. Bu boşanma oranı ABD ve AB de daha yüksek  2 evlilikten biri boşanıyor.

Anadil öğretiminde annenin rolü çok önemli. Çocuk anadil eğitimini annesinden alıyor.  Kültür eğitimi ve nesillere taşınmasında açısından anneler çok önemli..

Ailelerin parçalanması çocukların psikolojisini etkiliyor. Annelerin yoğun mesaili çalışması ve çalışan anne çocuklarının bakici tarafından yetiştirilmesi problemlere sebep oluyor. Ailenin erozyonu önlenmeli.

Çalışan annenin kazandıkları ve kaybettikleri iyi değerlendirilmeli. Çalışma baskısı ile anneler çocuklarından uzak kalmamalı. Ailede annenin yeri zayıflamamalı. Kadının çalışması çok idealize ediliyor. Çalışan kadın olmak değil, annelik idealize edilmeli, desteklenmeli. Çalışmak kadının bir tercihi olmalı.  Anneliği tekrar idealize etmek gerek.

Mücahit  Öztürk…Çocuklarda bakıcı kadın-ekran sendromu oluşuyor.

Teknoloji bağımlılığı ve parçalanmış aile çocuklarının psikolojisi incelenmeli..Geleneksel Türk ailesi geniş aile,büyük ebeveynler ve çok çocuk. Aile ilişkileri ve komşuluk ilişkilerinin sağlıklı olması çocukların sosyal ve psikolojik durumu açısından önemli. Çocukların ev sohbeti ortamını ve insan ilişkilerini bilmemesi teknoloji bağımlılığına sebep oluyor.

Daha önce ‘aman TV karşısında oturup kalmayın, ailece sohbet edin’ diyorduk. Şimdi sosyal medya ortamında dolaşmaktansa ‘ailece bir dizi secin de beraber seyredin’ diyoruz

Çok erken yaşta çocuklar ekran ile tanistiriliyor. 2-3 yas da bile..Çocukların ekranla tanışması 3 yaştan önce olmamali..Sosyal becerileri kayboluyor.

Bakıcı Kadın-Ekran Sendromu..Tepkisel bağlanma sendromu

Uslu durması için ekran karşısına oturtulan çocuklarda otizme benzeyen ‘Bakıcı kadın-ekran sendromu’ oluşuyor. Tepkisel bağlanma bozukluğu olarak da tanımlanan bu durum otizm ile çok benzeşiyor. Çocuk sosyal iletişimden değil, ateş, kan, silahlar ve şiddetten zevk alır. Hiperaktivite,öğrenmede gecikme, konuşma bozukluğu..vs gibi belirtileri oluyor.Anlamadıkları ses ve görüntüler karşısında uzun süre geçiren çocuklar, zaman içinde dış dünyaya kendilerini kapatıyor ve çevreleriyle sağlıklı iletişim kuramıyor. Televizyonun esiri olan çocuklar 2 yaşına geldiğinde 5-10 kelimenin dışında konuşamıyor. Kimi çocuklar dikkatlerini cihazlara yöneltirken, onların mekanik hareketlerini saatlerce izleyebiliyor” dedi.

Cinsel Tacize uğrayan çocukların ilk tanışma yeri internet oluyor.

Çocukların yaşı büyüdükçe kontrol kendi elinde oluyor.Porno sitelere erken girme ve cinsellikle etken tanışma cinsel tacize yatkınlık oluşturuyor. Kendini koruma refleksi oluşmadığı için cinsel tacizlere açık bir durum oluşuyor. İnternet-sanal ortamın uygunsuz ilişkilerin başlangıcı olması önemli tehlikeler arasında. Cinsel tacize uğrayan çocukların ilk tanışma yeri internette oluyor. Dijital kumar oynayan çocuklar da büyük risk altında.

Anne baba bilgisayar-internet-sosyal medya..vs konusunda da iyi örnek olmalı. Anne- baba sohbet grubu, internet ve bilgisayar kullanım kültüru yok.

Gençler spora gitmiyor.Spor ve eğlenceleri bile internette.Gençleri spora yönlendirmek gerekir.

Sosyolog Hanım… Batı insanı Hız ve Haz arıyor. Bizim medeniyetimiz Rıza merkezli bir insan

Günümüz Türk ailesi modern çekirdek aile değil. Atomize, yalıtılmış aile, öngörüsü olmamış. ‘Çekirdek aile ağı’ şeklinde bir nevi geniş aile yapısı oluşmuş. Akraba, komşu,yakin aileler arasında güçlü bir bağ var.

Sağlıklı aile Hak ve sorumluluklar dengesini kurabilen ailedir. Hak ve sorumluluklar dengesini kuracak olan değerler, temel referanslar olmalı. Ailede sorunu çözmede herkes bir arada oluyorsa o aile güçlü ailedir.

Aile insanlar arasi bir etkileşim ağı. Aile bir etkileşim alani. Çekişme, yarışma..alanı değil.

Batı insanı Hız ve Haz arıyor. Bizim medeniyetimiz Rıza temelli bir insan

İnsan tanımı önemli. Nasıl bir varlık.. Batida insan anlayisi çıkarını ve hazzını maksimize eden insan..homo ekonomikus. Rasyonel insan…

Bizim referans ve değerler çerçevesi içinde insan eşrefi mahlukattır. Allah’(CC) ın yeryüzündeki halifesidir. Bizim medeniyet değerlerimizde insan her yaptığı eylemi Rıza merkezli yapmalıdır. Batıda ise haz ve hız merkezli bir anlayış vardır.

Hasan Kamil Yılmaz

Aileyi konuşurken ‘Sel önünden kütük kapmaya çalışmak ‘ gibi hissettik.

Aile bugün büyük tehlikeler altında. Bireyselleşme algısı, maddecilik, dış görünüşün idealleşmesi medya ve internet ortamları, hız ve haz isteği…aileyi tehdit eden tehlikelerden.

Kırsal toplumdan kente geçişte geniş aile dağılmış ama ‘çekirdek aile ağı’ oluşmuş. Bu değerin devam etmesi önemli. Aile bağlarını güçlendiren önemli şeyler akşam yemeği ve kahvaltının birlikte olması, birlikte zaman geçirme, ortak değerler olması, problemlerini birlikte çözmek. Aile de değerler in yerlesmesi icin zaman birlikte olmalı.

 

Modern insan Hız ve Haz tutkunu..

Modern insanın en belirgin özelliği hiz ve haz tutkusu. Hızdan dolayı öfke kontrolü yapılamıyor. Şiddet ve patlama tarzında davranışlar görülüyor.

Kapitalizm kadını evden koparıyor. Çalışan kadını idealize ediyor. Annelik ve ev hanımlığı ikinci sınıf olarak kabul ediliyor. Bunu dengeleyecek sosyal çalışmalar gerekiyor.

Rahat, konfor ve lüks tüketim ile mutlu olacağını sanıyor. İnsani değerlere sahip ve sorumluluk bilinci ile yasamak önemli. Esas mutluluk başkalarının mutluluğuna katkı yapmakla elde edilir.

İslam insani kendini tanımaya yöneltir. Kendi-öteki ve alem anlayışı ile tamamlanır. Kendini bilen Rabbini bilir sözü ile birlikte öteki ve alem tasavvuru birbirini tamamlar.

Tevhidi efal tevhidi kulübe yöneltir. Ayni isi yapanların kalbi yakınlaşır. Aynı değerlere sahip insanların kalbide birbirine ısınır.

Aile olmak biz olmayı gerektirir. Aile çocuğa rehberlik yapmalı. Gençler  merhamet eğitimi, şefkat eğitimi adına sorumluluk almalı. Bu bizi yetiştirmek için gerekli. Merhamet kazandıran boyutu önemli. Zekât ve sadakayı çocuklar eliyle yapmalı. Merhamet ve şefkat eğitimi açısından önemli.

Kadının annelik-çocuk yetiştirme-geleceği inşa konusundaki görevleri açısından çalışmalar yapılmalı. Aileye ait değerlerin medyada korunması sağlanmalı. Evlilik öncesi gençler aile bilinci ile yetiştirilmeli. Kariyer ve okul yüzünden evlilik geciktiriliyor.

Gençlere evlilik için destek verilmeli..

Üniversite gençliğine evlilik yardımı yapılmalı. Üniversite döneminde bile gençler evliliğe teşvik edilmeli. Gençlerin öğrencilik döneminde şehvet ve uyuşturucu tuzağına düşmemesi için önemli.

Aile sekinet ve huzur ortamidir. Aile insanın maskesiz olduğu tek alandır. Ailede huzur ve sekinetin sonucu meveddet ve rahmettir.

Necla Koytak

Bak nasil da bozuluyor dünya / Yeni bir dünyanın temellerini atmak için.. Mevlana

Amil malof..insani degerlerden boşalmış dünya kaybolmuş bir dünyadır. der

Tanrı merkezli dünyadan insan merkezli dünya birçok problemlere kaynaklık ediyor. Haz ve hiz peşinde bir dünya yerine, insani değerlere ait bir dünya kurmak. Bizler iddiası olan insanlarız. Bu dünyaya Allah (CC) ın halifesi olarak gönderildik.

Bir millet kendi sıkıntılarının farkına varıp düzeltebilirse düşünmeye başlamış demektir der. C. Meric. Yeniden insani değerler medeniyeti, yeniden bir Osmanlı, yeniden bir  Endülüs medeniyeti kurabiliriz. Yeni nesillerde değerler temel referanslar olarak yerleşmeli.

Çocuklarda zihinde önce duygular gelişir. Çocuğun duygularını eğitmek için anne ile bağını güçlendirmek gerekir.3 yaş boyunca anne ile bağlanma oluşuyor.

Aile siyasi ve toplumsal baskılara en çok direnebilir. Firavuna karşı Musa (AS) ya evlerinizi karargah edinin. diye emredilir. Evinizde neslinizi eğitin ve yeni stratejiler edinin. Demektir.

Güç ve iktidar ilişkisi temel kavramları aileden alınır.

Aile en derin yaraların alındığı ve sarıldığı yerdir. Toplumu düzeltecek tek şey sevgidir.

Toplumsal sermaye değerlerdir. Bunlar batıda yok oluyor çünkü aile yok oluyor.

Bu kalpsiz ve merhametsiz dünyanın değişimi sevgi ile olur. Bu da anneden öğrenilir

Daha adil ve insanca bir toplum için insan gelişimi temelinde aile desteklenmeli. Bu kalpsiz ve merhamet siz dünyanın değişimi sevgi ile olur. Buda anneden öğrenilir. Kadının değişmesi toplumunda değişmesini getirir. Merhamet, sevgi ve sorumluluk bilinci olan bir toplumun oluşması nesillerin sevgi ve merhametle yetişmesine bağlıdır.

 

Okul öncesi eğitimin anneler tarafından veya annelerle birlikte verilmesi gerekir. Her anne bir okul olmalı. Okul öncesi eğitim isteğe bağlı olmalı.

Ayşe Aslı Sancar

Günümüzde aileye  yeni bir yapı aranıyor. Bu yeni model Osmanlı aile modelinden yola çıkarak hazırlanabilir.

Batı aile modeli ilk dönemlerde kadını haklarından mahrum etti. Kadın erkeğin bir malı, kölesi gibi idi. Kadın mal, mülk ve ticareti sahibi olamazdı. Feminizm bu şartlara isyan olarak 19.Yüzyılda başladı. Güçlülük erkekte, doğurganlık kadında. Feminizm erkekle güç mücadelesine girdi. Erkeğin güç ve iktidarını elde etti ama kadının zarafet ve doğurganlığını, anne ve eş olma vasıflarını kaybetti.

İslam-Osmanlı ailesinde ise kadın daima değerli ve şahsi haklara sahip olarak yaşadı. Hz. Hatice validemiz ticaret yapan bir hanımdı. Peygamberimizi ticaret kervanını yönetirken tanımış ve hür iradesi ile evlilik kararını vermiştir. Osmanlı ailesinde de kadın eş, anne ve hanım olarak çok önemli bir yere sahipti.

Modern ailenin hastalıklarından korunmak için Osmanlı ailesini model almalıyız.

Bugünün dünyasında eğer aile yapımızı sağlamlaştırmak ve geleceğe taşımak istiyorsak, İslam-Osmanlı ailesini model almalıyız. Ailemizi ve toplumu modern ailenin tüm dünyayı bir sel gibi etkisi altına alan tek tipleştirici etkisinden korumamız gerekir. Yoksa bizim ailemizde modern ailenin hastalıklarını taşıyacaktır. Feminizm, homoseksüellik, nikahsız-kısa süre birlikte yaşama- ensest ilişkiler, homoseksüellik…vs gibi  modern hastalıklar bizim ailemizi de tehdit edecektir.

Ailenin, toplumun, nesillerin  korunması için milli bir seferberlik yapılmalı.

Ailenin korunması toplumun ve nesillerin korunması demektir. Bunu bir üst akılla yapmalı ve ailemizi nesillerimizi modern ailenin hastalıklarından koruyacak tedbirler almalıyız. Yoksa bizim ailelerimiz ve toplumumuzu da aynı modern hastalıklar ile bozulacaktır.

Notlarım bu kadar. Sizlere tavsiyem Milli Kültür Şurası Aile komisyonu bildirileri kitapçığını bulmanız ve bu bildirileri kaynağından okumanız. Emeği geçenlere , katılımcılara ve bildiri hazırlayan ilim ehline teşekkür ederiz.

 

Dr. Selahattin Semiz

TG Facebook Yorumları

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.