Evliliğe nasıl başlanır, nasıl adım atılır, nasıl devam eder evlilikler…

Niyet nedir?Akıbet ne olur?..

Eğer niyet; değişip, gelişip, dönüşmek, her iki cihan saadetini yakalamak ise süreç ve sonuç “SAADET”…

Eğer niyet; dönüşmek değil de karşındakini kendi kalıbına uydurmaya çalışmak, değişimi karşıdakinden beklemekse süreç ve sonuç “HÜSRAN”… Bu durumda da yaşananlar çile, yaşayanlar kurban, mağdur, anlatılanlarda da çekilenler olarak alır hatıralarda yerini… Geçmiş keşkelerle dolar, gelecek kaygılarla örülür durur, şimdi ise çoktan kaybolmuş elden gidevermiştir farkına bile varamadan … Hikayenin muhabbet dolu kahramanları olamak yerine, kahır çekenleri oluverir her iki taraf…

Peki, herkes kendi hayatının kahramanı olamaz mı, başkasının gelip kahraman olmasını beklemek yerine… Olabilir tabi… Kendini değil de sevdiklerini önceliyerek, “eğer”lerle, “ise”lerle sevmek yerine “her şeye rağmen”lerle sevmeyi başarabilmekle pek tabi mümkün… Pek tabi mümkün her iki cihan saadetini yakalamak… Göz aydınlığı olacak eşler, hanımlar, efendiler olabilmek mümkün… “Neyi sever”, “nelerden hoşlanır” bırakın önce siz düşünün… Hangi taraf önce düşünürse düşünsün kazanan mutlak iki taraf da olacak nasılsa…

Her an hatırlayabilsek ömür dediğin göz açıp kapayıncaya kadar, ömür dediğin bir an… İşimize yarayacak olan, bize faydası olacak olan, sahip olabildiğimiz şeyse sadece şu “an”… “An”larımızın kıymetini bilmek, sahip olduklarımızın (ki hepsi emanet) bir gün gelip de elimizden hızlıca kayabileceğinin idrakine varmak evliliğimize ve bize çok şey kazandırır kuşkusuz…

Öyleyse hatırlayalım her daim ömür dediğin bir “an”… En kıymetlisi de şu “an”…

Dr. Fatmanur Eneç Can

TG Facebook Yorumları