GELEN NESİLLER İÇİN DUÂ!

 

Fâtımatü’z-Zehrân’ın (ra) / iffeti hürmetine,

Meryem-i Betülün’ün (ra) / saffeti hürmetine,

Hatice-i Kübrân’ın (ra) / fıtratı hürmetine,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!..

 

Râbian’ın (ra) Rabb’ine / minneti hürmetine,

Âsiye-i mübârek (ra) / mihneti hürmetine,

Âişe-i Sıddîka (ra) / kıymeti hürmetine,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!..

 

Hâcer-i mübarekin (ra) / çektiği çile için,

İsmail’e (as) verdiğin / mûnis aile (ra) için,

Anaların sultanı, yüce Âmine (ra) için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

 

En güzel elbisesi / hayâ olanlar için,

Güneş uyurken dahi / ziyâ olanlar için,

İslâm’ına müşahhas / dâvâ olanlar için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

 

Resûlullah (sav), “evlâdım!” diyecek çapta olsa,

Fâtıman’ı (ra) andırır / âlî hicapta olsa,

Her anda sünnetine / âzam icapta olsa,

Şânın çün, gelen nesli / o hasletle bezesen!

 

Halîlin’e (as) ya Rabbî, gelin olacak huyda,

Sevdiğin, öğündüğün / kulun olacak huyda,

Hayâsızlık derdine / derman olacak suda,

Şanın çün, gelen nesli, o hasletle bezesen!

 22 Temmuz 1986 Salı, İstanbul

 

“İşte kullarım!” deyip / övündüklerin için,

En gizli hâliyle de sevindiklerin için,

Âleme “misâl!” diye gönderdiklerin için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

 

Hayâsından yüzleri / al al olanlar için,

Gafletin zerresiyle / melâl dolanlar için,

İslâm-ı mübînine / hilâl olanlar için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

2 Ağustos 1986 Cumartesi, İstanbul

Resûlün’e (sav) ahrette / zevce olanlar için,

Evi cennet, kendi de / hûri olanlar için,

Misafiri Resûl (sav) olup, huzur bulanlar için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

 

Dest-i Resûl’ü (sav) her an / öpüyor hâlde olsa,

En sevdiğin secdede / tapıyor hâlde olsa,

Arşı, ferşi elinde / tutuyor hâlde olsa,

Şanın çün, gelen nesli / o hasletle bezesen!

 

Ruhu arştan inmeyip / hilâl olanlar için,

Ahret güzelliğiyle / cemâl bulanlar için,

Âleme ders vermeye, Arz’a gelenler için,

Bu gelen nesli ya Rab, o hasletle bezesen!

 

Kalbindeki güzellik, simasında belirse,

Gerek kalmaz nücûma, ihtiyaç olmaz şemse,

O yıldızlar, güneşler / ufuklarda belirse,

Şanın çün, gelen nesli / o hasletle bezesen!

 

13 Ağustos 1986 Çarşamba, İstanbul

 Ahmet Maraşlı

 

 

YENİ DÜĞÜN DUÂSI:

 BAŞIMIZDAKİ YENİ TAÇ – “ALLAH’IN SEVDİĞİ GEL

 

Bahçemize bir gül daha,

Gönderen Sahibü’s-sehâ,

Nasıl şükretsem Allah’a,

Güle güle,“gelin kızım”,

Allah için gelin “kızım”!..

İnsanlık bu sırra muhtaç,

Gelin kızım, başıma taç,

Başımdaki kaçıncı taç,

İşte bu da “yeni kızım”,

Allah için gelin “kızım”!..

Böyle düğün ne güzelmiş,

Niyet güzel, gönül geniş,

Tertemiz ağlama, gülüş,

Safâ geldin yeni kızım,

Allah için gülün kızım!..

İstanbul

Ahmet Maraşlı

 

DÜĞÜN DUÂSI (YENİ OĞLUM, YENİ KIZIM)

 

Büyük kızımın düğünü sırasında bir arkadaşım, yanımda bulunan damadımızı göstererek, “Delikanlı kim?” diye sordu. Onun yanında “damat” kelimesini pek sıcakbulmadım, bir an düşündüm ve “yeni oğlum” deyiverdim. Arkadaşım şaşırdı ve gülümseyerek, “Hocam, literatüre yeni bir kavram ilave ettiniz” dedi.

Daha sonra, büyük oğlumun düğünü için yazdığım şiirde, bunu, olması gerektiği gibi genelledim ve düğünde misafirlerimizeokudum. Gelen çok olumlu görüşlerden, bu ifadeninçok tutulduğunu anladım. Yani, artık “damat” yok, “yeni oğlum” var; “gelin” yok, “yeni kızım” var. Daha sıcak, daha benimseyici ve daha benimsetici…

Elbette asıl olan, hangi kelimeyi kullanırsan kullan, içten, gönülden, gerçekten bir baba, bir anne hassasiyetiyle, en azından o niyet ve gayretle söylemek.

Bu şiir, yeni bir beste yapılıncaya kadar “Nişan Duâsı”nın makamıyla söylenebilir.

İşte, her Müslümana,isteyen herkese hediye ettiğimiz Düğün Duâsı ya da diğer adıyla Yeni Oğlum, Yeni Kızım şiiri:

DÜĞÜN DUÂSI: 

YENİ OĞLUM, YENİ KIZIM

Cennet gibi olsun evin,

Eşin ile öyle sevin,

İftiharı olun nev’in,

Yeni oğlum, yeni kızım!

6 Temmuz 2011 Çarşamba, Çamlıca, İstanbul

Asil nesle ağaç olun,

Mücessem bir inanç olun,

Yolcusu, Nebevî (sav) yolun,

Yeni oğlum, yeni kızım!

Hasret kalınan aile,

Rağmen her türlü haile,

Ah, Allah’ça medh edile,

Yeni oğlum, yeni kızım!

Bahçe kurun harabâtta,

Vaha olun serabâtta,

Kurtarıcı her girdapta,

Yeni oğlum, yeni kızım!

8 Temmuz Cuma, 2011 Evden Boğaz Köprüsü’ne giden yolda, İstanbul

Hayâyı hak edin Arz’a,

Hayranım o asil tarza,

Ehassü’l-havassa sezâ,

Yeni oğlum, yeni kızım!

Dikenlerden gül çıkarın,

Çıkmazlardan yol çıkarın,

Hayrı, feyzi bol çıkarın,

Yeni oğlum, yeni kızım!

8 Temmuz Cuma, 2011 Altunizade, İstanbul

Huzur saçsın her haliniz,

Sizi geçsin ki âliniz,

Gerçek olsun hayâliniz,

Yeni oğlum, yeni kızım!

Yerin boştu, yeni geldin,

Yürek taştı, yeri, geldin,

Şükür ki sen gönderildin,

Yeni oğlum, yeni kızım!

8 Temmuz Cuma, 2011 Fatih, İstanbul

Ahmet Maraşlı

 

NİŞAN DUÂSI (NİŞANA NİŞÂNE)

 

Nişan Duâsı veya Nişana Nişâne dediğim bu şiiri, evlilik müessesesinin Allah katındaki kıymetini düşünerek, kurulması için adım atılan mukaddes yuvanın manevî boyutlarına dikkat çekmek, duâ etmek ve ettirmek niyetiyle,  ilk çocuğum olan büyük kızımın nişanı için yazmıştım.

Bu alandaki ihtiyacı düşünerek, bütün Müslümanların nişanlarında rahatlıkla kullanılabilmeleri içinisim yazmadım. Daha sonra -o gün için- damat adayımızdan, mûsıkîye yeteneğini gördüğüm için bestelemesini istedim. İkinci beste denemesinde ortaya, mûsıkî hocası, -rahmetli- Yahya Soyyiğit’in de beğendiği bir eser çıktı ve bestekârı tarafından nişanda icra edildi.

İşte bütün Müslümanlara, isteyen herkese hediye ettiğimiz Nişan Duâsı veya diğer adıyla Nişana Nişâne:

           

NİŞAN DUÂSI – “NİŞANA NİŞÂNE”

En sevdiğin nişanlardan

Bir nişan et bu nişanı!

Biz kullarda mütecellî

Rahmânü’r-Rahîm’in şanı!

Çiçek çiçek her bir gönül,

Allah için sevin ey gül!

Neş’elerle çağla bülbül!

Gördüm yeni bir gülşeni!

Sâik sevk etsin en güzel!

Lâyık etsin O’na özel!

Nazar etsin ebed-ezel,

Övsünler Zât-ı Zîşânı!..

Melekler de teşrif etsin,

Herkes ıyd-i şerif etsin,

Mukarrebûn taif etsin,

Gülşen etsinler nişanı!..

Enbiyâ’nın (as) enzârını,

Habîb’in (asm) has nazârını,

Sünnetinin hizârını

İkram ile kıl rûşenî!

 

Nümune-i imtisâl kıl!

Gelen nesle has misâl kıl!

Ahyar, ahsen ve âsan kıl

Ne şan eyle bu nişanı!

19 Mayıs 2009 İstanbul

 

Nişâneler göster bize!

Adımlar Resûlî (sav) ize!

Değsin eli kalbimize,

O nişan et bu nişanı!

Huzur-ı Resûl’de (sav) gibi,

“Festagim!..” usûlde gibi,

Murâdın hâsılda gibi

Bir nişan et bu nişanı!

20 Mayıs 2009 İstanbul

Şükürden şaşkına çevir,

Aşkından aşkına çevir,

Bir cennet köşküne çevir,

O nişan et bu nişanı!

Gönülleri mest ettiğin!

Muhtaçlara dest ettiğin!

Dostlarına dost ettiğin!

Bir nişan et bu nişanı!

 

Yakınlığına vesile,

Giden ıbâd-ı asile,

Destan nesilden nesile

Bir nişan et bu nişanı!

 

Ne ister Allah’ın şanı,

İstiyor bu kulun canı!

Açar ebvâb-ı cinânı

Bir nişan et bu nişanı!

Yokluklardan var çıkaran!

O varlardan yâr çıkaran!

Lûtfunla katına varan

Bir nişan et bu nişanı!

23 Mayıs 2009 İstanbul

Âzam lûtfa nişâne,

Sana lâyık, şahane,

Murad ettiğin hane,

O nişan et bu nişanı!

24 Mayıs 2009 İstanbul

Cennetlere vâsıl olsun!

Senin rızân asıl olsun!

Her murâdın hâsıl olsun!

O nişân et bu nişanı!..

27 Mayıs 2009 Çarşamba, İstanbul

Ahmet Maraşlı

 

TG Facebook Yorumları

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.