Birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika’da eşlerin üçte biri hayatlarında bir kez yüz yüze yapılan “evliliği güçlendirme/geliştirme programına” katılmaktadır. Bu yaygınlığın nedeni hükümetlerin “evliliği güçlendirme programlarına” boşanmaları azaltma beklentisiyle ekonomik destek vermeleridir. Çünkü Amerika’da boşanmalar 1960’larda artmaya başlayıp, 1980’lerde tepeye vurup, daha sonra stabil kalıp son 10 yılda ise kısmi bir azalma sürecine girmiştir. Yine de Amerika, İngiltere, Kanada gibi ülkelerde evlenen bir çiftin gelecek 40 yılda boşanma oranları %50 civarındadır. Türkiye’nin boşanma oranlarında ise son 10 yılda ılımlı bir artış vardır.

Evliliği güçlendirme programlarının üç türü: Bu tür programların genelde üç farklı modeli vardır. Birincisi, bir-iki saat süren, evlilik ile ilgili “bilgi ve farkındalığı” arttırmayı hedefleyen konferans türü programlardır. İkinci model, hafta sonunda yapılan ve toplam 6-10 saat yüz yüze sürdürülen programlardır. Üçüncü model ise her bir oturumu 2-3 saat olan ve toplam 6-12 hafta süren uzun süreli programlardır. Bu son iki modelde, bilgi ve farkındalık oluşturma yanında “beceri kazandırmak” da amaçlanmaktadır.

***

Türkiye’de evlilik eğitim programları sınırlıdır: Türkiye’de herhangi bir “evliliği güçlendirme programına” yüz yüze katılma oranı muhtemelen %1’in altındadır. Aynı oranın Avrupa için %30’lar civarı olduğu düşünülürse, bu oran evlilikleri güçlendirme eğitimlerinde büyük bir açığımızın olduğunu göstermektedir. Türkiye’deki örnekler ya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aile eğitimleri kapsamında yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca belediyelerin genellikle evlilik öncesi seminer tarzında eğitim girişimleri vardır. Bu programların bazılarında içerik sorunları vardır. Bazılarında da topluma yayma modelinde sorunlar vardır. Bu türden programların etkinlik kazanması için içeriğinin nitelikli olması, toplumsal kabul görmüş kişiler tarafından yürütülmesi ve programın tanıtımının iyi yapılması gerekir. Şu ana kadar bu üç şartı bir araya getiren bir örneğe maalesef ki henüz sahip değiliz.

Televizyondaki evlendirme programlarının bozucu etkisi: Türkiye’de televizyondaki evlendirme programlarının yarattığı olumsuz etki, evlilik eğitimlerine de güveni sarsacak şekilde güçlüdür. Evlilikleri geliştirme programlarından bahsedildiğinde yanlış olarak televizyondaki programlarla zihinsel benzerlik kurulmakta, yüz yüze eğitim programları için olumsuz algı yaratmaktadır. Halbuki yüz yüze yapılan evlilik güçlendirme programları kameralardan uzak, etkileşimin sadece iki eş arasında olduğu, diğer kişilere yönelik bir anlatımın olmadığı, mahremiyetin korunduğu bir şekilde yapılandırılmıştır.

***

Evlilikleri güçlendirme eğitimleri pozitifi geliştirme amaçlıdır: İnsan psikolojisi ile ilgili bilgilerimizin önemli bir kısmı ruhsal hastalıklardan ve insan ilişkilerindeki problemlerden elde edildi. Bu yaklaşıma karşı çıkan pozitif psikoloji hareketi, normal olana, hatta iyi olana bakmak gerektiğini söyledi. Dikkatimizi mutlu ve başarılı kişilere çekti. Nitekim benim geliştirdiğim programın temeli, “mutlu/iyi evliliği olan eşlerle yapılan görüşmeler üzerinden” oluşturuldu.

Evliliği güçlendirme sağlıklı yaşam kavramına benzer: Gerçekten de “Evlilikleri güçlendirme” kavramı normali geliştirmeyi tanımlar. “Sağlıklı yaşam” kavramının, evlilik alanındaki karşılığıdır. Tıpkı “sağlıklı beslenme”, “sağlıklı fiziksel aktivite” gibi pozitif olanı oluşturmaya çalışır. “Evlilik güçlendirme eğitimi” eşlere daha iyi bir evliliğe sahip olmaları için öğretilecek bilgileri, verilecek tavsiyeleri ve kazandırılacak becerileri tanımlar.

 

Kaynak: http://m.star.com.tr/yazar/evlilikleri-guclendirmek-neden-gerekli-yazi-1208561/

TG Facebook Yorumları

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.