Evliliği Korumanın Bazı Püf Noktaları

Ebedî çile-ızdırap mı yoksa ebedî sevinç-neşe mi?

 

Evli değilse insan evlilikten doğan herhangi bir sorumluluğu yok demektir ama insan sorumluluk yaşından itibaren Allah’a karşı sorumlulukları başlamış demektir. Evlenince de karşılıklı olarak karı-koca hakları başlamıştır. Evlilik ne çok sıkı bir bağdır ne de çok gevşek bir bağdır. Çok sıkı olursa kopar, çok gevşek olursa dağılır. Evlenmeden önce sadece kendi anne babamıza ve akrabalarımıza karşı sorumluğumuz varken evlendikten sonra eşimizin yeni akrabalarımızın sorumluluğu da eklenmiş olmaktadır. Çocuklar olunca onlarınki de…

İnsan evlenince onun eşi kalbinin en derin yerini işgal eder, bunun yoluda geçerli bir  nikahtan geçer. Nikahın sonucu da, Ümmet-i Muhammed’in bir üyesi olacak çocuklara sahip olmak ve onları yetiştirmektir.

Eşlerin ilk sorumluluk alanlarından birisi de çocuklarına örnek olmaktır. Eğer rol model olamayacak hatalarımız ve alışkanlıklarımız varsa, onlardan hemen tevbe etmek ve onları bırakmak gerekir. Bunların başında da sigara ve benzeri alışkanlıklar gelir.

Evlenince eşler artık çocukluktan kurtulmalı, olgunluk yaşına ve davranışlarına uygun hareket etmelidir. Erkek hanımına ve çocuklarına değeli vakit ve zaman ayırmalı ve onlarla beraber olmalıdır. Eğer onlara zaman ayırmayacaksa niye evlendi, niye çocuk sahibi oldu kendini sorgulamalıdır.

Eşler biribirlerine doğru dürüst ve saygı içinde konuşmayacaklarsa neden evlenmiş olabilirler!? Saygılı olma ve gülümseme ile işe başlamak gerekir. Çünkü gülümseme bir çeşit ibadettir. Müslümanın  müslümana gülümsemesi ibadet ise, kişinin eşine karşı güleryüzlü olmasının değeri biçilir mi? Dişlerini göster eşine, dişçiye gösterdiğinden daha iyi. Haram olana bakacağına helal olana bak sevgiyle… Ona güzel sözler söyle. Maşallah sen bir tanesin, harikasın, vb. Aradığımızı bulamaz isek eşimizde onun üzerinde çalışalım, onu keşfedelim, güzel olan davranışlarına dikkat edelim.

Nikah ve düğün günah işleyerek  yapılmamalı, aile günah üzerine kurulmamalıdır. Eğer böyle yapılmışşa, sonradan bunu yaptığımıza pişman olduysak hemen tevbe etmeli ve Allah’tan affımızı dilemeliyiz. Eğer çocuklarımız itaatkar değilse, nikah veya düğünün isyan ile başladığından olabilir. Sen Allah’a isyan ederken iyi de çocuktan kendine nasıl itaat bekliyorsun!? Düğünde Allah unutulursa, çocuklar da anne babasını unutur. Bu doğal birşey değil mi? Sen Allah’ı unutmaz ve dinlersen, O’nun emirlerine göre düğün ve nişan yaparsan çocukların da seni dinler ve seni unutmazlar.

Pişmanlık, tevbe ve istiğfar yapılan hataları silmenin, sildirmenin tek yoludur. Hatalarımızın farkına varırsak, affımızı istersek Allah’ın hoşuna gider. Allah bütün hata ve günahlardan daha büyüktür. Ama samimi olmalıyız, günahlara tekrar dönmemeliyiz. Şeytan bizi Allah’ın rahmetiyle kandırıp azabına düşürmemelidir. Allah’a en iyi davranışımızı ve samimiyetimizi göstermeliyiz.

Bazen erkek hanımı nasıl idare edeceğini, hanım erkeği nasıl idare edeceğini, daha doğrusu biribirlerine nasıl davranacaklarını bilemeyebilirler. Fiziksel yaratılış olarak kadın erkek farklı olduğu gibi, her erkek ve kadının da farklı karakterleri vardır. Yeni evliler biribirlerini tanımalı, tanımaya zaman ayırmalıdır. Bunun için  evli veya evlenecek eşler mutlaka evlilik kurslarına katılmalıdır. Veyahutta karakterleri anlatan kitaplar okumalıdırlar ki biribirlerinin karakterlerinden kaynaklanan davranışlarını kavgaya gitmeden doğru anlayabilsinler.

Mutluevim.org sitemizde evlilik öncesi okunması tavsiye kitaplar var, onları biz de tekrar hatırlatmak isteriz. Sitemizde daha önce yayınlanmış olan “Mutlu Evlilik İçin Altın Kurallar” yazısını da tavsiye ederiz.

Gönlünüzün ve gönlünüzdekinin sırları ile dolu huzurlu ve afiyet içinde bir hayat dileriz.

M. Zühdü Ünal

11/06/1438 – 11/03/2017

TG Facebook Yorumları

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.