Bugün ailelerin öğüde ihtiyacı güneşe ihtiyacında daha fazladır. Aile deyince ilk akla gelen, evin idaresinden sorumlu olan erkek, sonra eşi sonra da evin diğer üyeleri akla gelir. Aile huzur istiyorsa huzur için öğüt almalıdır. Çünkü ailenin huzuru, toplumun huzuru demektir. Aile, ilkokuldur. İlk nasihat, ailede başlamalıdır.
Aile fertlerinde sevgi ve saygı varsa orada huzur var demektir. Büyüklerin sevgisi, küçüklerin saygısını doğurur. Küçüklerin saygısı da büyüklerin sevgisinin devamını sağlar.

Ailede mutluluk, sevgi ile başlar saygı ile devam eder. Evliliği korumak, mutluluğu korumak, ebedî huzuru korumaktır.

Evliliği zaman zaman bakıma almak gerekir. Arabamızı bakıma alır da evliliğimizi niçin bakıma almıyoruz? Evliliğin araba kadar kıymeti ve ihtiyacı yok mudur? Evlilik huzurunu korumada uzman insanlar vardır. Onlara müracaat gerekir. Araba için bakımı yapacak uzman olan ustalar olduğu gibi evin bakımı için de ilim ve irfan ehli, halden anlayan basiret sahibi aile uzmanları olmalı ve onlardan söz tutmak niyetiyle nasihat alınmalıdır.

Karşıyı kazanmadan önce her bir ev ferdi, kendisini kazanmalı ve önce kendisini değiştirmelidir.

Evde, seyreden değil, gayret eden olalım. Kendimize ayırdığımız vakitten eşimize de vakit ayıralım.

Kendimiz için düşündüğümüz güzellikleri eşimiz için de düşünmeliyiz. Zira en büyük aile uzmanı Hz. Peygamber (s.a.s.), şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz kendisi için sevdiği şeyi kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71-72; Tirmizî, Kıyâmet, 59; Nesâî, Îmân, 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime, 9.) Bu hadîs-i şerîfle nerede amel edilse o yer cennet olur; ister evler, ister okullar ve ister kurumlar.

Hz. Peygamber’i aile uzmanı yapan Allah Teâlâ ise şöyle buyurmuştur: “Onlarla hoşça, güzelce geçinin. Şayet onlardan hoşlanmayacak olursanız, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.” (Nisâ, 4/19)
Ev fertleri birbirlerine karşı güzel ahlaklı olursa huzur olur. Bu konuda da Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Mü’minlerin iman bakımından en kâmili, ahlâkça onların en güzel olanıdır. Sizin hayırlılarınız da kadınlarına karşı ahlâkça hayırlı olanınızdır” buyurmuştur. (Tirmizî, Radâ, 11; Ebû Dâvûd, Sünnet, 16; İbn Mâce, Nikâh, 50; Ahmed, II, 250, 472, 527.)

Demek ki kâmil iman, güzel ahlakla, güzel ahlak insanlara, özellikle eşlerine ahlaklı olmakladır.

İyi bir aile, orkestra gibi, aile reisi de orkestra şefi gibi olmalıdır.
Aile fertleri ayrı ayrı ruhlarda yaratıldığı için ayrı ayrı tellerde çalarlar ama aynı türküyü ve aynı şarkıyı söylerseler zararı değil faydası olur. Zaten aynı telden çalınan türkü olmaz.

Bilinçli evlilik için özel yetenek gerekmez belki özel gayret gerekir.
Her bir aile ferdi birbirlerine karşı yaptıkları küçük hataları ders alarak nimete dönüştürebilirler. Çünkü küçük hata öğretmen bilinir de bu küçük hatadan ders alınınca büyük hataya engel olur. Herkes kendisine şu soruyu sormalıdır: “Ben karşıyı mutlu etmek için ne yaptım?

Ailede erkek ve kadın, birbirlerini gerçek manada sevdi mi bütün sorunlar sorun olmaktan çıkar ve herkes de kendisine yakışanı yaptı mı işte o zaman ev huzuru meydana gelir

“Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir.” Yahya b. Muaz (rh.a.)

Sevginin ispatı fedakârlıktır, sevilene katlanmaktır. “Her şeyin bir tartısı vardır. Sevginin tartısı da fedakârlıktır. Fedakârlık etmeyenin sevgisine inanılmaz.” Abdülaziz Bekkine (rh.a.)
Evin huzurunda dilin rolü, büyüktür. Şüphesiz dilin kilidi, kalptedir. Kalbini koruyan dilini, dilini koruyan da huzurunu korur.
“Sesini değil, sözünü yükselt; çiçekleri büyüten gök gürültüsü değil yağmurlardır.” Mevlana “Elindeki fırsatı kaçırmamak için sözlerine dikkat et!” Shakespeare

Esasında evlenmeden önce, eş olacak kız ve erkek on beş gün seminerlere girseler. İslam âlimi, doktor, aile uzmanı, bu sahada istifadeli kitap yazan, psikolog gibi kimselerden; eşlerin birbirlerine karşı görevleri, örnek evler, aile problemleri çözümler v.s. gibi konularda dersler alsalar, kitapçıklar olsa ve bunları da okusalar hazmetseler, evlendikten sonra da müracaat edecekleri kimseler olsa bugünkü problemlerin çoğu olmaz.

İbrahim Cücük 08 Safer 1440/17 Ekim 2018 Çarşamba

TG Facebook Yorumları

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.